Çin Hakkında Bilgiler

Çin Hakkında Bilgiler

GENEL BİLGİLER

Çin Bayrağı
  • Resmi Adı:  Çin Halk Cumhuriyeti
  • Resmi Dili: Çince
  • Başkent:  Pekin
  • Kuruluş Tarihi: 1 Ekim 1949
  • Yönetim Biçimi:  Tek Partili Üniter Sosyalist Cumhuriyet
  • Nüfus: 1.382.323.332 (2016 yılındaki sayımlara göre)
  • Para Birimi:  Çin yuanı
  • GSYH: $20.853 trilyon
  • Yüzölçümü: 9.596.961 km2
  • Zaman Dilimi: (UTC+8)
  • Telefon Kodu: +86
  • Dini: %74 Ateizm ya da Çin Halk İnançları, %16 Budizm, %2 Hristiyanlık ve %1 İslam
  • Demografi: %91,6 Han Çinlileri, %1,3 Zhuanglı, %0,86 Mançu, %0,79 Uygur, %0,79 Hui, %0,72 Miao, %0,65 Yi, %0,62 Tujia, %0,47 Moğol, %0,44 Tibetli, %0,26 Buyei, %0,15 Koreli, %1,05 diğer

Tarihi

Çin Halk Cumhuriyeti tarihi, 1 Ekim 1949 tarihinde Çin İç Savaşı’nın Çin Komünist Partisi tarafından kazanılmasının ardından Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilan edilmesiyle itibaren başlamaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti birkaç on yıl boyunca Çin ile eşanlamlıydı, ancak Çin Cumhuriyeti’ni ve öncesinde binlerce yıllık imparatorluk hanedanlıkları tarafından yönetilen Anakara Çin’i yöneten son siyasi varlıktı.

Çin İç Savaşı’nı komünistlerin kazanmasıyla birlikte 1 Ekim 1949 tarihinde Mao Zedong Pekin’in Tiananmen Meydanı’nda Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ilan etti.[1] Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa ülkeleri tarafından hemen tanındı.

1950 yılında çıkan Kore Savaşı sırasında Çin Halk Cumhuriyeti Kuzey Kore’yi Güney Kore’ye karşı destekledi. Mao BM güçlerinin yaptığı çıkartmayı Batı ile savaşmak için fırsat olarak gördü. Çin güçleri BM güçlerine saldırı düzenlemesine karşın yaşanan ağır kayıplar sonucu geri çekildi. 1951 yılında Çin Tibet’i işgal etti ve topraklarına kattı.

Çin Halk Cumhuriyeti bir dizi kampanya ve beş yıllık planlarla şekillendirildi. Bu dönemde büyük toprak sahipleri idam edildi, Laogai adı verilen cezai çalışma kampları sistemi kuruldu ve kollektifleştirme ve sanayileşme atılımları başlatıldı. Büyük İleri Atılım olarak bilinen ekonomik ve sosyal planın başarısızlıkla sonuçlanması milyonlarca kişinin ölümüne neden oldu. 1966’da Mao ve müttefikleri Mao’nun ölümüne kadar devam eden Kültür Devrimi’ni başlattı. Parti içindeki iktidar mücadeleleri ve Sovyetler Birliği korkusu ile birlikte Kültür Devrimi Çin toplumunda büyük bir kargaşaya yol açtı.

1972’de Çin-Sovyet ayrılığının zirvesinde Mao ve Zhou Enlai, ABD Başkanı Richard Nixon ile Pekin’de bir araya gelerek ABD ile diplomatik ilişkiler kurdu. Aynı yıl Çin Cumhuriyeti yerine Birleşmiş Milletler’e ve BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeliğine kabul edildi.

1976’da Mao’nun ölümünden sonra Dörtlü Çete, Hua Guofeng ile Deng Xiaoping arasında güç mücadelesi başladı. Dörtlü Çete Kültür Devrimi’ndeki aşırılıklar ile suçlanarak tutuklandı ve böylece Kültür Devrimi sona erdi. Mao’nun halefi Hua Guofeng’i tasfiye ederek iktidara gelen Deng Xiaoping döneminde ülkede önemli ekonomik reformlar yaparak planlı ekonomiden Çin değerleri ile sosyalizm adı verilen karma ekonomi veya piyasa sosyalizmine geçildi.

1979’da aşırı nüfus artışının önlenmesi amacıyla tek çocuk politikası uygulanmaya başlandı.

1989’da eski genel sekreter Hu Yaobang’ın ölümü, öğrencilerin birkaç ay boyunca kampanya yürüttüğü, demokratik haklar ve konuşma özgürlüğü gibi daha büyük politik reformları desteklemek için gerçekleşen gösteriler kanlı bir şekilde bastırıldı.

1990’lardan itibaren Çin ekonomisi yıllık ortalama %11.2 civarında büyümüştür.[2][3] 2001 yılında Çin resmi olarak Dünya Ticaret Örgütü’ne katıldı.

1996 yılında Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya ve Tacikistan ile birlikte Şanghay Beşlisi’ni kurdu. 2001 yılında Özbekistan’ın da örgüte katılmasıyla adı Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) olarak değiştirildi.

1 Haziran 1997 tarihinde Birleşik Krallık Hong Kong’u ve 20 Aralık 1999 tarihinde de Portekiz Macau’yu Çin Halk Cumhuriyeti’ne devretti. Devredilen bölgeler tek ülke, iki sistem politikası ile özel idarî bölge statüsü almışlardır ve çoğunlukla ekonomik, sosyal ve adli sistemlerinde bağımsızlığını koruyarak kendi yönetimlerini sürdürmeye devam ettiler.

7 Mayıs 1999 tarihinde Kosova Savaşı sırasında ABD uçaklarının Yugoslavya’nın başkenti Belgrad’daki Çin elçiliğini bombalaması iki ülke arasında kriz yarattı.

2000’li yıllarda Çin’in ekonomik kalkınması tüm dünyada önemli bir konu haline geldi.

Çin’in terörizm ile savaştaki tutumu ülkeyi diplomatik yolla ABD ile işbirliğine yöneltti.

Tayvan’ın siyasi durumu ve geleceği belirsizliğini korumakla birlikte Çin Komünist Partisi başta eski rakibi Kuomintang olmak üzere Çin’e karşı daha az düşmanca yaklaşan Tayvan partileri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi yönünde adımlar atıldı.

Mayıs 2008’de, Sichuan eyaletinde Richter ölçeğine göre 8.0 derecesinde kaydedilen büyük bir deprem sonucu yaklaşık 70.000 kişi hayatını kaybetti.

2008 Yaz Olimpiyatları Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Pekin’de düzenlenmiştir.

2012 yılında Japonya’nın Çin ile ihtilaflı olan Senkaku Adaları’nı kamulaştırması iki ülke arasında gerginliğe neden oldu. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Güney Çin Denizi’ndeki adalar konusunda diğer ülkelerle yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle gerginlikler yaşandı.

2013 yılında Xi Jinping devlet başkanlığına seçildi.

Coğrafya

Çin, kurak kuzeydeki Gobi ve Taklamakan çölleri ile nemli güneydeki subtropikal ormanlar arasında değişiklik gösteren geniş ve çeşitlilik dolu bir yeryüzüne sahiptir. Himalaya, Karakurum, Pamir ve Tanrı dağ sıraları Çin’i, Güney ve Orta Asya’nın birçok yerinden ayırır. Dünya’daki en büyük üçüncü ve altıncı nehirleri olan Yangtze (3.) ve Sarı (6.) nehirleri; Tibet Platosu’ndan yoğun nüfuslu doğu kıyısına kadar akar. Çin’in Büyük Okyanus ile kuyu şeridi 14.500 kilometre uzunluktadır ve Bohai, Sarı, Doğu Çin ve Güney Çin denizleri tarafından çevrelenir. Cilalı Taş Devri’nden beri Doğu ile Batı arası iletişim arteri olarak işlev göstermiş ve İpek Yolu’na ait kara yolunun temelini oluşturan Avrasya Bozkırı, Çin’i Kazakistan sınırına bağlayan toprağı oluşturur.

Demografi

2010 ulusal nüfus sayımı, Çin Halk Cumhuriyeti nüfusunu yaklaşık 1.370.536.875 kişi olarak kaydetti. Nüfusun yaklaşık %16,60’ı 14 yaşında veya daha küçüktü, %70,14’ü 15 ile 59 yaşları arasındaydı, %13,26’sı ise 60 yaşında veya daha yaşlıydı. 2013 yılı nüfus büyüme oranı %0,46 olarak tahmin edildi.

Batı standartlarına göre orta gelirli bir ülke olmasına rağmen, Çin’in hızlı büyümesi, 1978 yılından beri yüz milyonlarca insanı yoksulluktan kurtarmıştır. Günümüzde Çin nüfusunun yaklaşık %10’u, günde 1 ABD$’lık yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır; bu, aynı yoksulluk sınırının altında yaşayanların nüfusun %64’ünü oluşturduğu 1978 yılından büyük bir azalmadır. 2014 yılında Çin’deki kentsel işsizlik oranı yaklaşık %4,1 idi.

Ekonomi

Çin, son iki bin yılın çoğu boyunca, refah ve gerileme döngüleri geçirmiş olmakla birlikte Dünya’nın en büyük ekonomisine sahipti. Uluslararası Para Fonu (IMF)’na göre 2014 yılı itibarıyla Çin, nominal GSYİH açısından 10,380 trilyon ABD$ değerinde nominal GSYİH ile Dünya’nın en büyük ikinci ekonomisine sahiptir. Satın alma gücü paritesi (SAGP) GSYİH’sı açısından ise Çin ekonomisi, 2014 yılında 17,617 trilyon ABD$ değerinde SAGP GSYİH’sı ile Dünya’nın en büyüğüdür. 2013 yılında kişi başına SAGP GSYİH’sı 12.880 ABD$ idi; kişi başına nominal GSYİH’sı ise 7.589 ABD$. Her iki durumda Çin, küresel kişi başına GSYİH sıralamalarında IMF listesindeki 183 ülke arasında yaklaşık 80 ülkeden daha düşük bir sıradadır.

Çin, resmi olarak 56 farklı etnik grubu tanımaktadır; bunların en büyüğü, toplam nüfusunun %91,51’ini teşkil eden Han Çinlileridir. Dünya’nın en büyük tek etnik grubunu oluşturan Han Çinlileri; Şincan ve Tibet özerk bölgeleri haricinde Çin’in tüm idari bölümlerindeki en yüksek nüfuslu etnik grubunu teşkil ederler. 2010 nüfus sayımına göre Çin nüfusunun %8,49’u etnik azınlıklardan oluşur. 2000 nüfus sayımı ile karşılaştırıldığında Han nüfusu 66.537.177 kişi veya %5,74 oranında, tüm 55 etnik azınlığın toplam nüfusu ise 7.362.627 kişi veya %6,92 oranında arttı. 2010 nüfus sayımı, Çin’de yaşayan yabancı vatandaşların sayısını 593.832 olarak kaydetti. En büyük yabancı vatandaş grupları Güney Kore (120.750), Amerika Birleşik Devletleri (71.493) ve Japonya (66.159) vatandaşları idi.

Çin’de 292’ye kadar yaşayan dil konuşulmaktadır. En fazla konuşulan diller, Çin-Tibet dil ailesine ait Sinitik dillerdir. Bu dalın kapsamına, nüfusun %70’i tarafından konuşulan Mandarin’in yanı sıra Çincenin diğer çeşitleri de girer: Yue (Kantonca ve Taishanca dahil olmak üzere), Wu (Şanghayca ve Suzhouca dahil olmak üzere), Min (Fuzhouca, Hokkien ve Teochew dahil olmak üzere), Xiang, Gan ve Hakka. Tibetçe, Çiangca, Naşice ve Nuosu dili gibi Tibet-Birman dalına giren diller, Tibet ve Yünnan-Guizhou platolarında konuşulur. Tay-Kaday dilleri olan Zhuangca, Tayca, Kamca ve Şuyca; Hmong-Mien dilleri olan Miao ve Yao dilleri; ve Avustroasya dili olan Vaca; güneybatı Çin’de konuşulan diğer azınlık dilleridir. Kuzeybatı ile kuzeydoğu Çin genelinde yaşayan etnik azınlıklar Altay dilleri konuşur; Mançuca ve Moğolcanın yanı sıra başta Uygurca, Kazakça, Kırgızca, Salarca ve Batı Yugurca olmak üzere çeşitli Türk dilleri de konuşulur. Korece, Kuzey Kore sınırı civarında yaşayan yerliler tarafından anadil olarak konuşulur. Batı Şincan’daki Tacikler, Hint-Avrupa dili olan Sarıkolca dilini konuşur. Anakara’da yaşayan nüfus dahil olmak üzere Tayvan aborjinleri, Avustronezya dilleri konuşur.

 

Çin Hakkında Bilgiler Dışında; www.ulkelerhakkinda.com